
...
"ses, varlık ile yokluk arasındaki ayrım çizgisiydi. gayb âleminden maddi âleme geçip elle dokunulabilir olan her şeyin çıkartacağı bir ses vardır çünkü; 'en sessiz' nesneleri bile birbirine çarpmak bunu anlamaya yeterdi. sesin en gelişmiş şekli ise tabii ki 'söz'dü, 'kelâm' denen yüce şeydi, 'kelime' denen sihirdi ve o da harflerden oluşuyordu. varlığın özü, allah'ın yeryüzünde görünüşü demek olan harfleri ise insan yüzünden apaçık seçmek mümkündü."
"...çünkü bir başkasının belleğini ağır ağır edinmekten başka neydi ki okumak?"
...